13.64
15.53
18.59

...
Gündem

"Bu iddianame mahkemeye yalan söylüyor"

Dr. Ayşe Buğra, eşi Osman Kavala hakkında verilen karara ilişkin olarak, "Ben 4 senedir kaç duruşmaya girdim bilmiyorum. Bu duruşmalar her zaman aynı kelimelerle ifade edilen, aynı cümlelerle söylenen bir kararla bitiyor, tutukluluğun devamına. Bu duruşmalar bana gerçekten tuhaf geliyor. Savcılar iddianameler yazdıkları, hakkında çok suçlamalar içeren iddianameler yazdıkları bir sanığa soru sormuyorlar." değerlendirmesini yaptı. Buğra, Avukatlar durmadan aynı soruları soruyorlar. Hangi somut eylemlerle üzerine atılı suçları işlemiştir diye. Buna rağmen uymama devam ediyor. Bu normal bir şey değil. Bu ne evrensel hukuk normlarına, ne insan haklarıyla ilgili normlara uyan bir durum değil. Benim büyük endişem bu durumun kanıksanması, normalleşmeye başlaması ve normal kabul edilmesi." dedi. Kavala'nın avukatı Deniz Tolga Aytöre, Bir süreç yaşanıyor 4 yılı aşkın süredir. Bu süreç Osman Kavala'nın tutuklu kalabilmesi için hukuka karşı verilen bir mücadele haline döndü. En son İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bu hukuka rağmen yürütülen sürece iki celsedir vermiş olduğu kararla katkısını yineledi. Söylenecek çok fazla bir şey yok aslında. Duruşma için Bu Türk yargısı için büyük bir şanstı diyen avukat Aytöre , Bağımsızlık konusunda endişeleri gidermek için bir şanstı, siyasetin yargıya müdahalesinin olmadığını açıkça göstermek için şanstı. Bence yargı bu şansını kullanamadı. Bu kadar meşru olmayan, somut olmayan delillerle gerekçelerle bir insanın anayasal hakkını elinden almak sadece yanlış hukuki karar olarak nitelendirilmemeli. Bizce bu kamu yetkisini kötü kullanma sorunu haline geldi. "Bunun adı artık kötülüktür gerçekten" Duruşmayı takip eden CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da şunları söyledi: 18 Ekim 2017 tarihinden bu yana Osman Kavala'nın hukuksal sürecini burada takip ediyorum. Siyaset kurumu ve yargı ancak el birliğiyle bir ülkeye bu kadar büyük kötülük yapabilirler. Bunun adı artık kötülüktür gerçekten. Bunu siyaset ve yargı ortaklaşa yapıyorlar. Türkiye'nin zaten ekonomisi çökmüş durumda, hukukun üstünlüğü yok. AİHM Aralık 2019 da ihlal kararı verdi. Bakanlar Komitesi'nin toplantısı var. Ortalama bir yurttaşımızı ikna edebilecek bir delil başlangıcı bile yok dava dosyasında. Hâlâ HTS kayıtları, baz istasyonları gibi saçma sapan tamamen gerçeklikten uzak dayanaklarla bir insanı içeride tutmak açıkça söylüyorum yaşam hakkına müdahaledir. Duruşmaya ara verildi. Osman Kavala'nın 1487 gündür tutuklu olduğu davanın ikinci duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Osman Kavala, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi hakkında "Soros artığı" ifadesini kullanmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada duruşmalara katılmayacağını duyurmuştu. Çarşı davası sanıklarından Koray Yalnız'ın avukatı, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını ve savunmasının istinabe yoluyla alınmasını talep ettiğini ancak mahkemenin bu konuda bir karar vermediğini söyledi. 

"MAHKEME DELİL TOPLAYAMAZ "

Cem Yakışkan müdafisi Ersan Şen ise, müvekkilin dosyasının ayrılmasını istedi. Çarşı davası sanıklarından Yusuf Demirci'nin avukatı Ömer Kavili, davanın bir an önce bitirilip sanıkların beraat alması gerektiğini dile getirdi. Tefrik talebi yerindedir. Yurt dışında olan Çarşı davası sanığı hakkında tefrik talebi verilmesini yargılamanın uzamaması açısından biz de talep ediyoruz. Bazı ses kayıtların kime ait olduğun tespit etmek için sanıklardan ses örneği alınmasını istediniz. Mahkemenin delil toplaması ceza yargılama ilkelerine aykırıdır. Hâkimlik standardı çerçevesinde soğukkanlı bir şekilde kanunsuz taleplere karşı dik durmanızı beklerdik. Dosyanızdaki evrakların bilgi belge güvenliği yoktur. Lehte olan delillerin dosyanızdan kaybolacağı endişesindeyiz. Bu konuda mahkemenizin sabıkası var. Kavili şunları kaydetti: "30. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayı Çarşı davası avukatlarına vermeden nasıl olur da bizden esas hakkında beyanda bulunmamızı istersiniz? Kanunsuz bozma kararı veren Yargıtay kararından dönüp Çarşı davası sanıkları hakkında beraat vermenizi talep ediyorum. Mahkeme başkanı, savunması sırasında sesini yükselten Av. Şen i uyardı. Şen ifadesinde "Hodri meydan. Bir tane delil, ses kaydı getirin biz de savunmamızı yapalım" dedi. Bir tane delil, ses kaydı getirin biz de savunmamızı yapalım" dedi. Daha sonra söz alan Av. Kavili, bir avukata uyarı yapıldığında "avukatın hangi sözünün ne suretle savunma sınırını aştığının" tutanağa geçirilerek uyarıda bulunulmasını istedi. Çarşı Davası avukatlarından Yıldız İmrek de söz alarak davaların birleştirilmesini eleştirdi. İmrek, "Bu birleştirme usulsüz ve sanık haklarını engelliyor, temsil ettiğim insanın haklarını savunamıyorum. Çünkü daha temel bir insan hakkı ihlali var. Bir insan haksız hukuksuz yere dört senedir hapiste. Çarşı ve Gezi'nin torba dava haline gelmesi siyasi irade istediği içindir, çünkü birleştirmenin hiçbir hukuki koşulu yoktur. Siyasi irade istediği için yapılan birleştirme ile dava uzatılmak isteniyor Çarşı davası avukatlarından Yıldız İmrek söz aldı. Bu şekilde müvekkillerin aklanma hakkı ihlal ediliyor. İmrek, Osman Kavala'nın 4 yıldır özgürlüğünden mahrum olması nedeniyle detaylı savunma yapma hakkından feragat ettiğini beyan etti. Çarşı ve Gezi davalarının siyasi nedenlerle birleştirildiğine dikkat çekerek, "Bu davalar zaten torba davaydı, birleştirdiniz çuval oldu." yorumunu yaptı. Ayrıca meslektaşımın ifadelerine katılsam da, avukat Ersan Şen in burayı er meydanı diye tanımlamasına bir kadın olarak itiraz ediyorum ifadelerini kullandı. İmrek'in konuşmasını salon alkışladı.

" BİR FİKRİNİZ YOK"

 çarşı davası avukatlarından Efkan Bolaç, bir taraftar grubunun darbe yapmaya teşebbüs ettiğine dair suçlamanın absürt olduğunu söyledi. Diğer taraftaysa rehin alınmış ve 1500 gündür tutuklu olan bir kişi var. Ve niye tutulduğuna dair bir delil ya da dayanak yok. Bu yargılamanın neden yapıldığına dair ne sizin ne de savcılık makamının bir fikri olmadığını düşünüyorum. O nedenle hukuken bu absürtlüğe son verilmesini istiyorum şeklinde konuştu. Aranın ardından yeniden başlayan duruşmada, söz alan Can Atalay, kendisi, Tayfun Kahraman ve Ayşe Mücella Yapıcı için konuştu. Can Atalay, Bu dosyanın bir tutuklu sanığı var. Biz uzun uzun size Gezi'yi anlatmak, Gezi'yi savunmak istiyoruz ben, Tayfun ve Mücella abla olarak. Hakan Altınay'ın savunması da aynı nedenle ertelendi. Çarşı davası sanıklarından Hakan Keskin şunları kaydetti: Ormanlardaki köpeklere barınacak yer bulup onlara yiyecek götürüyorum. Şimdi ben hüküm giyersem onlara kim bakacak? Beraatimi istiyorum." dedi. Özdil in avukatı söz aldı, "Kimsenin burnu kanamadan bulunulan bir darbe teşebbüsüne şahit oldunuz mu? Polisler Çarşı grubunu hiçbir zarar verme eyleminde görmediklerini söyledi. Bu salonda bir terör örgütü yok. Ben sokak hayvanlarına kulübe yapan bir terör örgütü bilmiyorum." dedi. Çarşı sanıklarından Ayhan Güner, "Ben evdeydim. Etiler Emniyet Müdürü aradı, bize yardımcı olun dedi. Polisin belirlediği güzergahta taraftarı olaysız şekilde yürüttük. Emniyetle beraber yolları açtık polislerle insanları karşı karşıya getirmedik. Boynumuza sarılıp teşekkür ettiler. Osman Kavala ya da yazık diye konuştu. Bu delillerle bizim tutukluluğumuza devam vermeniz olası değil." Sanıklardan Ayhan Güner'in avukatı Devrim Alparslan, Çarşı dosyasının 35 sanığından en az 15'inin ülkücü olduğunu söyleyerek, "Emniyet müdürü, Ayhan Güner ve arkadaşlarına Beşiktaş'taki olayları yatıştırdıkları ve hiçbir yere zarar vermedikleri için plaket verdi. Böyle örgüt mü olur?" dedi. Güner, plaket veren polis ve emniyet müdürlerinin de yargılanmasını istedi. Çarşı sanıkları şu savunmaları yaptı: 

Çarşı ile Gezi dosyalarını bir an önce ayırmanızı istiyorum. Ben ülkücü bir insanım, MHP ye oy veririm. Yıllardır MHP ye oy veririm. Beraatimi istiyorum., Çarşı davası sanıklarından Erdener Karataş, hiçbir suçlamayı kabul etmediğini belirterek beraatini talep etti. Kavala'nın avukatı: "Müvekkilimizin duruşmalara katılmamasını ve savunma yapmamasını masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı ihlal edildiği için destekliyoruz. Müvekkilimizin duruşmalara katılmamasını masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı ihlal edildiği için destekliyoruz Osman Kavala'nın avukatı Deniz Tolga Aytöre şu ifadeleri kullandı: Kavala hakkında AİHM Aralık 2019 da bir hak ihlali kararı verdi. Zaten delil olsa Gezi dosyasından tutukluluk kararı verilirdi. Tutukluluğunun devamı için apar topar bir suç üretildi. Casusluk kapsamına sokuldu. Osman Kavala devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini temin etmekle suçlanıyor ve biz tutuklandığı günden beri bize o belge ve bilgileri gösterin diyoruz. Ama bize böyle bir şey ibraz edilmiyor, çünkü suçun maddi unsuru yok. Aytöre, Kavala ya yapılan suçlamaları eleştirerek, Ülkenin kozmik odasına girildi ve giren kişiler hakkında beraat kararı verildi. Osman Kavala ya gelince sivil toplum faaliyetleri suçlama oldu. Casusluk suçu. Bir insanı casuslukla suçluyorsanız geleceğini de yargılıyorsunuz. Mahkeme yalan söylüyor. Kavala ile Hanri Barkey arasında görüşeme olduğu söyleniyor. Olmayan delillerle tutukluluk halinin devamına karar verilemez. Olmayan delillerle tutukluluk halinin devamına karar verilemez. Barkey ile görüşme yok, baz istasyon örtüşmesi yok, casusluk yok. O zaman bu kadar yok arasında bu tutuklamayı nereden çıkarıyorsunuz diye ifadelerde bulundu. Yasal unsurları bulunmayan suçlamalar, komik tutukluluk devam gerekçeleri hukuka aykırılıktan öte kamu yetkisinin kötüye kullanılmasıdır Osman Kavala nın avukatlarından Köksal Bayraktar da şunları söyledi: Kavala'nın avukatlarından Köksal Bayraktar, Açıkça söylemek gerekir. "AİHM kararının uygulanması bir zorunluluktur. Bayraktar, Anayasaya göre milletlerarası anlaşma olan AİHS kanun hükmündedir diye konuştu. Bu kararın uygulanmaması Anayasayı ihlal niteliğindedir. AİHM kararı kesinleşmiş olmasına rağmen karara uymamaya devam ediliyor. Mahkeme bugüne kadar AİHM nin vermiş olduğu ihlal kararı sanki yokmuş gibi, kendi kanunlarımız içinde dolaşıyoruz. AİHM kararı iki sene önce vermişti. İhlal kararına karşın Kavala için 4 yıldır süregelen hak ihlali söz konusu. Uzun süren bu tutukluluk hali bizi bu suçları işlemediğimize ilişkin savunmalarımızı yapamama durumuna getirmiştir. Sürekli olarak tutuklama ile ilgili konuşuyoruz, esasa giremiyoruz. Duruşma savcısı, bir kısım sanık avukatlarının tefrik taleplerinin ve Gezi ve Çarşı dosyalarının ayrılması taleplerinin reddine, vareste taleplerinin sorgulaması yapılan sanıklar yönünden kabulüne, ve Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti. Osman Kavala'nın tutukluğunun devamına ve duruşmanın 17 Ocak 2022 günü görülmesine karar verildi. Karar oy çokluğuyla alındı. diye konuştu. 2013 te Taksim Gezi Parkında başlayan ve Türkiye geneline yayılan olaylarla ilgili dava, 8 yıl sonra sil baştan, üstelik torba dava halinde yeniden görüldü. Gezi2yi organize ettikleri iddia edilen aralarında tutuklu Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın da bulunduğu 16 sanık hakkındaki beraat kararının bozulmasından sonra dava torba davaya dönüştü. Kavala'nın serbest kalmasını engellemek amacıyla daha önce tahliye edildiği, Türkiye'nin AİHM de mahkum edilmesine yol açan iddialar, Türk Ceza Kanunu ndaki farklı maddelerden yeniden dava konusu yapıldı. Bu dava, Gezi davası ile birleştirildi. 6 yıl önce beraatle biten Çarşı davası da Yargıtay tarafından bozuldu ve bu dosya da Gezi davasına eklendi. Böylece, Gezi davası, her biri daha önce yargılama konusu yapılan, iddiaları defalarca tartışılan ayrı dosyaların birleştiği bir torba dava haline geldi. Mahkeme heyeti avukatların dosyaların ayrılması talebi dahil tüm taleplerini reddetti. Bunun üzerine Çarşı avukatları duruşmadan çekilme kararı alarak salonu terk etti. Salonda bulunan seyirciler de avukatlara alkışlarla destek verdi. Geçtiğimiz duruşmada hukuki durumda değişiklik olmadığı gerekçesiyle Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi. 

"DİRENİŞİ KİRLETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"

 Taksim Dayanışması, Gezi Davası'nın duruşması öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP, HDP ve TİP milletvekilleri ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı. "Gezi umuttur, umut yargılanamaz" Taksim Dayanışması adına açıklamayı okuyan Esi Köymen, Onlarca insanın demokratik hak ve talepleri için parklarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz. demediniz. Köymen, Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklerine sahip çıkan, siyah ve beyazı olan Çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz diye konuştu. Çünkü haklıyız, dayanışma, paylaşma, emek yargılanamaz. Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde 1487 gündür siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala serbest bırakılmalıdır. Biliyor ve inanıyoruz ki Gezi hep haklı. Şimdi buradayız." diye konuştu. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi hakkında "Soros artığı" ifadesini kullanmasının ardından duruşmalara katılmayacağını duyuran Osman Kavala, bugünkü duruşmada SEGBİS sistemine bağlanmadı.